6 Şubat 2011 Pazar

menşe şehadetnamesi istenilmemesi

T.C.
DANIŞTAY
7. DAİRE

E. 1989/974
K. 1993/477
T. 15.2.1993

• AHDİ İNDİRİM UYGULAMASI ( ATR 1 Belgesine Sahip Olan Mallar – Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun Ortak Üyesi Olmanın Ahdi İndirim Uygulamasına Etkisi )

• AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞU ÜYESİ BİR ÜLKEDEN MAL İTHALİ ( Ahdi İndirim Uygulanması Gerektiği – ATR 1 Belgesine Sahip Emtia )

• MENŞE ŞEHADETNAMESİ İSTENİLMEMESİ ( ATR 1 Belgesine Sahip Olan Mallar – Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun Ortak Üyesi Olmanın Ahdi İndirim Uygulamasına Etkisi )
1615/m.1,94

ÖZET : 1.12.1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Antlaşmasıyla, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun ortak üyesi olan Türkiye’nin, Topluluğun herhangi bir üyesinden ithal edeceği ve katma protokole ekli listelerde bulunan mallara A.TR.1 Dolaşım Belgesine sahip olmaları halinde, ahdi indirim uygulanması gerekmektedir.

Bu gibi hallerde, ahdi indirimden yararlandırmak için Gümrük Yönetmeliği’nin 261. maddesinde öngörülen menşe şahadetnamesinin aranmasına gerek bulunmamaktadır.

İstemin Özeti: Bursa Gümrük Müdürlüğünce tescilli 18.10.1984 gün ve 269 sayılı gümrük giriş beyannamesiyle İtalya’dan ithal edilen eşyanın menşe şahadetnamesi İsviçre’de düzenlendiğinden geçersiz sayılacağı ve ahdi indirimden yararlanamayacağından bahisle salınan ek gümrük vergi ve resimlerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı iki kısma ayırarak, menşe şahadetnamesiyle ilgili kısmını giriş beyannamesinin yönetmeliğe uygun olmayan menşe şahadetnamesini geçerli kabul ederek buna göre işlem tesis etmenin idarenin bir hatası olduğu, yükümlü şirkete geçerli bir menşe şahadetnamesi sunulabilmesi için Gümrük Yönetmeliğinde belirtilen süreyi tanıyarak bu sure içinde usulüne uygun menşe şahadetnamesinin sunulması halinde, bu menşe şahadetnamesine uygun işlem yapılması gerekirken bu gereklere uyulmaksızın yapılan tarhiyatta yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek tarhiyatın bu kısmını kaldıran; A.TR-1 belgesiyle ilgili kısmı hakkında da Bursa Gümrük Müdürlüğünce ara kararlarına verilen cevapta, ithal sırasında geçerli A.TR-1 belgesi ibraz edildiğinin tespit edildiği, ek tahakkukun buna göre düzeltileceği bildirildiği, bu da davanın bu kısmının kabulü niteliğinde olup kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı gerekçesiyle davanın bu kısmının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar veren Bursa 2. Vergi Mahkemesinin 24.11.1988 gün ve E:1987/381; K:1988/841 sayılı kararının; ithal eşyasının İtalya menşeli olduğu halde, menşe şahadetnamesinin İsviçre’de düzenlenmesinin menşe şahadetnamesinin uygun olmadığını gösterdiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Savcısı Yavuz Yoklamacıoğlu’nun Düşüncesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında; temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın a ) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b ) Hukuka aykırı karar verilmesi, c ) Usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı öngörülmüştür.

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar yukarıda belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığı gibi mahkeme kararının dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, bu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte de görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince Tetkik Hakimi Bilal Çalışkan’ın açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, Avrupa Topluluğu ( AT ) üyesi İtalya’dan “A.TR.1 Dolaşım Belgesi” ile A.T’ye uygulanan tercihli rejimden yararlanarak %5 gümrük vergisi indirimiyle ithal edilen eşyanın menşe şahadetnamesinin ( orijin sertifikasının ) İsviçre’de düzenlenmiş olması nedeniyle Gümrük Yönetmeliğinin 261 inci maddesi karşısında ahdi indirimden yararlandırılamayacağından bahisle, tavizin kaldırılması suretiyle ek gümrük vergi ve resimleri salınmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında bir ortaklık kuran ve 1.12.1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Antlaşmasıyla taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli olarak güçlendirmek amacıyla ( taraflar arasında ) bir gümrük birliği kurulması öngörülmüştür. Anlaşmanın 10. maddesinde gümrük birliğinin bütün mal alış verişlerini, Türkiye’nin üçüncü ülkelerle ilişkilerinde, Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesinin kabulünü ve Toplulukça dış ticaret konusunda uygulanan sair mevzuata yakınlaşmayı içerdiği belirtilmiştir.

Ankara antlaşmasıyla kurulan bu ortaklığın geçiş döneminin gerçekleşme şartları, usulleri, sıra ve sürelerini saptayan ve 1.1.1973 tarihinde yürürlüğe giren Katma Protokol’ün 7. maddesinde akit tarafların, aralarında, ithalat ve ihracata yeni gümrük vergileri veya eş etkili vergi veya resimler koymaktan ve bu protokolün yürürlüğe giriş tarihinde karşılıklı ticari ilişkilerinde uyguladıktan gümrük vergileri ile eş etkili vergi veya resimleri artırmaktan kaçınacakları; 8. maddesinde de, Türkiye ve Topluluk arasında yürürlükte olan ithalat gümrük vergileri ile eş etkili vergi veya resimlerin, bu protokolün 9 ya 11 inci maddelerinde öngörülen şartlarda gitgide kaldırılacağı; 11. maddesinde de, Türkiye’nin Protokolün 3 sayılı ekinde yer alan maddeler için, topluluğa uyguladığı temel yergileri, yirmiiki yıllık bir dönemde, maddede belirtilen sıra ve sürelerle gitgide Kaldıracağı, bu çerçevede, protokolün yürürlüğe girişinde her yergi üzerinden %5 indirim yapılacağı ( %5 oranındaki diğer üç indirimin sırasıyla üç, altı ve on yıl sonra uygulanacağı ) hükme bağlanmıştır.

10.1.1979 tarihinde 16515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ( A.E.T ) Dolaşım Belgeleri Yönetmeliğinin 1 inci maddesinin ( f ) bendinde, Türkiye veya Topluluk dışı bir ülke çıkışlı olup Türkiye veya Topluluk üyesi ülkelerde ithal işlemleri tamamlanmış gerekli gümrük vergisi ve eş etkili vergi veya resimleri tahsil edilmiş ve bu vergi ve resimleri tam veya kısmi bir iadeden yararlanmamış malların Türkiye veya Toplulukta serbest dolaşım durumunda sayıldığı hüküm altına alınmış, ( g ) bendinde, dolaşım belgesi; serbest dolaşım hafinde bulunan malların Katma Protokol hükümlerinden yararlanabilmesini sağlamak üzere ihracatçı ülke yetkili kuruluşlarınca düzenlenip gümrük idarelerince vize edilen bir belge olarak tanımlanmış, ( h ) bendinde de, malların, Türkiye’den Topluluk üyesi bir ülkeye veya Topluluk üyesi ülkelerden Türkiye’ye doğrudan doğruya nakledilmeleri halinde A.TR.1 Dolaşım Belgesinin düzenleneceği, 2 nci maddesinde de Topluluk’tan Türkiye’ye ihraç edilen sanayi mamullerinin Türkiye’nin tercihli rejimden yararlanmalarını sağlamak için A.TR.1 dolaşım belgesi düzenlendiği ve dolaşım belgelerinin sadece Türkiye ve Topluluk menseli olan veya sayılan yahut Türkiye ye Toplulukta serbest dolaşım halinde bulunan üçüncü ülke menşeli mallar için düzenlendiğinde geçerli olduğu açıklanmış bulunmaktadır.

Bütün bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, üye ülkeler arasındaki gümrük vergilerini kaldırarak, diğer ülkelere karsı da tek bir gümrük vergisi oranı uygulamayı hedefleyen Avrupa Ekonomik Topluluğunun Ankara Antlaşmasıyla “ortak üyesi” olan Türkiye’nin Topluluğun herhangi bir üyesinden ithal edeceği ve Katma Protokole ekli listelerde bulunan madara A.TR.1 Dolaşım Belgesine sahip olmaları halinde, ahdi indirim uygulaması gerekmektedir.

Bu gibi hallerde, ahdi indirimden yararlanabilmek için Gümrük Yönetmeliğinin 261. maddesinde öngörülen menşe şahadetnamesinin aranmasına gerek yoktur.

Zira A.TR.1 Belgesine sahip olunması, o malın ahdi indirimden yararlandırılması için yeterlidir. Menşe şahadetnamesinin İsviçre’den alınmış olmasını, hakkında A.TR. 1 Belgesi düzenlenen ( yani gümrük vergisi ödenerek AT üyesi ülkenin sınırından girmek suretiyle AT’de serbest dolaşım hakkında sahip olan ) malın Türkiye’ye ithali sırasında AT orijinli, AT çıkışlı bir mal addedilerek gümrük indiriminden yararlandırılması şeklindeki ( antlaşmadan doğan ) zorunluluğu ortadan kaldırabilecek bir neden olarak düşünmek mümkün değildir.

Bu nedenle AT çıkışlı eşyanın İtalyan menşeli olduğu halde menşe şahadetnamesinin İsviçre’de düzenlenmiş olması, sonradan İtalya’dan da menşe şahadetnamesi temin edilmesi, malın gerçekte İşviçre’de yada İtalya’da üretilmiş olması gibi hususlar önem arzetmemektedir. Dolayısıyla A.TR-1 Belgesiyle ithali sırasında gümrük vergisi indiriminden yararlanan eşyadan daha sonra bu nedenlerle indirim farkına isabet eden vergi ve resimlerin işlenebilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Öte yandan, yukarıda da değinildiği üzere, menşe şahadetnamesinin Gümrük Yönetmeliğinin 261 inci maddesine uygun bulunmaması nedeniyle AT’den yapılan ithalat sırasında uygulanan %5 gümrük vergisi indiriminin kabul edilmemesi sonucu, indirime isabet eden gümrük vergi ve resimlerinin salınmasından kaynaklanan anlaşmazlığın yorumunda yapılan hatalı değerlendirme sonucu mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm tesisinde isabet bulunmamakta ise de; verilen karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine, kararın onanmasına 15.2.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.